<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Av.Esin Kılıç</title>
	<atom:link href="http://www.esinkilic.av.tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.esinkilic.av.tr</link>
	<description>Avukat Esin Kılıç</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Feb 2012 13:39:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>6273 SAYILI ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN İLE GETİRİLEN DEĞİŞİKLİKLER</title>
		<link>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/6273-sayili-cek-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ile-getirilen-degisiklikler.html</link>
		<comments>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/6273-sayili-cek-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ile-getirilen-degisiklikler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 13:39:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hukuki İncelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[ÇEK YASASI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinkilic.av.tr/?p=47</guid>
		<description><![CDATA[Çek defterlerinde artık her sayfaya çekin basıldığı tarih basılacak. Karşılıksız çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili bankaya ibraz edilmesi hâlinde, banka, çek bedeli 1.000-TL.’nin üzerinde ise, 1.000-TL., altında ise çek bedelini ödeyecek. Çekle ilgili olarak karşılıksızdır &#8230; <a href="http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/6273-sayili-cek-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ile-getirilen-degisiklikler.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çek defterlerinde artık her sayfaya çekin basıldığı tarih basılacak.<br />
Karşılıksız çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili bankaya ibraz edilmesi hâlinde, banka, çek bedeli 1.000-TL.’nin üzerinde ise,  1.000-TL., altında ise çek bedelini ödeyecek.<br />
Çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılması ve hamilin altı ay içinde talepte bulunması üzerine, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında, Cumhuriyet savcısı tarafından, her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilecek. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı, karşılıksızdır işlemine tabi tutulan çekin düzenlenmesi suretiyle dolandırıcılık, belgede sahtecilik veya başka bir suçun işlenmesi hâlinde de verilir.</p>
<p>Karşılıksız kalan çek bedelinin, temerrüt faiziyle birlikte ödenmesi hâlinde veya talebin geri alınması halinde veya yasaktan itibaren 10 yıl geçmesi halinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı Cumhuriyet  Savcısı tarafından  kaldırılacak.<br />
Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişi, bu aykırılığı içeren her bir çekle ilgili olarak, üçyüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılacak.<br />
Bankalar, 31/12/2012 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek ve ellerindeki eski çek defterlerini imha edecekler.<br />
3167 sayılı Kanun hükümleri gereğince düzenlenmiş olan eski çeklerin hukukî geçerliliği devam edecek.<br />
Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erecek.<br />
31/12/2017 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz olacak.<br />
Bundan önce verilmiş olan çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına ilişkin kayıtlar, yasağın kaldırılmasına ilişkin şartlar tamamlanıncaya kadar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında tutulmaya devam olunacak.<br />
Çek kanuna aykırı fiiller nedeni ile, soruşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında Cumhuriyet başsavcılığınca, kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında mahkemece idarî yaptırım kararı verilecek. Yargıtayda bulunan dosyalar  bu Kanuna göre işlem yapılmak üzere asıl mahkemesine geri gönderilecek ve bu mahkeme tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilecek.</p>
<p>TTK’nun 814.maddesi değiştirilerek,<br />
Hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları için, ibraz süresinin bitiminden itibaren altı ay olan zamanaşımı süresi ve çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları için, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay olan zamanaşımına süreleri 3 yıl olarak değiştirilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/6273-sayili-cek-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ile-getirilen-degisiklikler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş Kanununa göre, mağduriyet yaratan taciz &#8220;cinsel taciz&#8221;den ibaret.</title>
		<link>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/is-kanununa-gore-magduriyet-yaratan-taciz-cinsel-tacizden-ibaret.html</link>
		<comments>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/is-kanununa-gore-magduriyet-yaratan-taciz-cinsel-tacizden-ibaret.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2011 12:14:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hukuki İncelemeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinkilic.av.tr/mevzuat/is-kanununa-gore-magduriyet-yaratan-taciz-cinsel-tacizden-ibaret.html</guid>
		<description><![CDATA[İş Kanunu&#8217;nun 24.maddesi işçinin iş akdini haklı nedenle feshi gerekçelerini saymış. Buna göre, &#8220;işçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması&#8221; haklı bir neden. Yasakoyucunun bu düzenlemesini &#8230; <a href="http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/is-kanununa-gore-magduriyet-yaratan-taciz-cinsel-tacizden-ibaret.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İş Kanunu&#8217;nun 24.maddesi işçinin iş akdini haklı nedenle feshi gerekçelerini saymış. Buna göre, <em>&#8220;işçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması&#8221;</em> haklı bir neden. Yasakoyucunun bu düzenlemesini takdir etmemek mümkün değil. (Tacizin kanıtlanmasının güçlüğü bu maddenin uygulanmasını da son derece güçleştirmektedir. Ancak bu bir başka inceleme konusu.)</p>
<p>Peki işçinin, diğer bir işçi tarafından, örneğin küçük düşürülmek, hakarete uğramak, sözlü/fiziksel şiddet görmek.. şeklinde tacize uğraması ve işverenin buna göz yumması halinde mağdur işçiye neden bu hak tanınmıyor? Yasakoyucu tacizi, &#8220;cinsel taciz&#8221; ile sınırlandırmak suretiyle neden bu mağduriyetleri kapsam dışında bırakmış olabilir? Bilinmiyor.<!-- forum using plugin: "View more threads same category" of chiplove.9xpro --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/is-kanununa-gore-magduriyet-yaratan-taciz-cinsel-tacizden-ibaret.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanma davalarında rekor tazminatlar!</title>
		<link>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/bosanma-davalarinda-rekor-tazminatlar.html</link>
		<comments>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/bosanma-davalarinda-rekor-tazminatlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2011 11:55:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hukuki İncelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[hisse]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyati tedbir]]></category>
		<category><![CDATA[katılma alacağı]]></category>
		<category><![CDATA[katkı payı]]></category>
		<category><![CDATA[maddi tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[mal ayrılığı sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[mal rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[manevi tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[rekor]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[tazminat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/bosanma-davalarinda-rekor-tazminatlar.html</guid>
		<description><![CDATA[“Rekor tazminat!”Son yılların en sık rastlanılan haber başlıklarından birisi bu. Bu ana başlığı, “üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkullere ve şirket hisselerine tedbir konuldu” alt başlığı izliyor. Astronomik rakamların uçuştuğu bu haberler, artık şaşırmadığız, hatta görmeye alıştığımız bir hal aldı. Bunun sebebi yeni &#8230; <a href="http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/bosanma-davalarinda-rekor-tazminatlar.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-family: 'Courier New'; font-size: 12.5pt">“Rekor tazminat!”<o:p></o:p></span></strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Son yılların en sık rastlanılan haber başlıklarından birisi bu.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Bu ana başlığı</font></span><span style="font-family: 'Courier New'; font-size: 12.5pt">, <strong>“üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkullere ve şirket hisselerine tedbir konuldu”</strong></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman"> alt başlığı izliyor.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Astronomik rakamların uçuştuğu bu haberler, artık şaşırmadığız, hatta görmeye alıştığımız bir hal aldı. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Bunun sebebi yeni Türk Medeni Kanunu ile getirilen düzenlemeler mi?<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Bu haberlerin birbirini tetiklemesi mi?<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Psikolojik ve sosyolojik faktörler mi?<o:p></o:p></font></span></p>
<h2 style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 0cm 3pt"><span style="font-size: 12.5pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></h2>
<h2 style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 0cm 3pt"><span style="font-size: 12.5pt; font-weight: normal"><font face="Times New Roman">Bu soruların tümüne “evet” yanıtını vermek hiç de yanlış sayılmaz.<o:p></o:p></font></span></h2>
<h2 style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 0cm 3pt"><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Tazminat talep edebilme şartları zayıflatıldı.<o:p></o:p></font></span></h2>
<h2 style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 0cm 3pt"><span style="font-size: 12.5pt; font-weight: normal"><font face="Times New Roman">743 sayılı eski Türk Medeni Kanunumuz, tazminat talep edebilmeyi, <em>&#8220;kusursuzluk&#8221;</em> koşuluna bağlamaktaydı. 4721 sayılı yeni Türk Medeni Kanunumuz ise, bu taleplerde bulunabilmek için <em>“diğerinden daha az kusurlu”</em> olmayı yeterli sayarak çemberi genişletmiş oldu.<o:p></o:p></font></span></h2>
<p><a title="174" name="174"></a><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<h2 style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 0cm 3pt"><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Maddi çıkarlarımı zedeleyemezsin!<o:p></o:p></font></span></h2>
<p><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Yasal düzenlemeye göre, maddi tazminat, eşin, boşanma yüzünden kaybedeceği <em>“mevcut veya beklenen menfaatleri”</em>nin karşılığıdır.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Eşin mevcut ve gelecekteki maddi desteği, halihazırda sağladığı ve ileride sağlayabileceği -lüks- hayat seviyesi, boşanma ile mahrum kalınacak miras hakkı.. sahip olunan veya olunması beklenen herşey maddi menfaat kapsamında değerlendirilir. Oldukça geniş bir çerçeve.. <o:p></o:p></font></span></p>
<h4 style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 3pt"><span style="font-family: 'Times New Roman','serif'; font-size: 12.5pt; font-weight: normal">Tazminat miktarının tespitinde ise, tarafların boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, ekonomik ve sosyal durumları, eğitim düzeyleri, paranın alım gücü, eşin –özellikle kadın ise- yaşı ve yeniden evlenme olasılığı dikkate alınır. <o:p></o:p></span></h4>
<h4 style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 3pt"><span style="font-family: 'Times New Roman','serif'; font-size: 12.5pt; font-weight: normal">Netice olarak, zenginseniz ve boşanmaya yol açan olaylarda eşinizden biraz daha fazla kusurlu iseniz, kaçınılmaz bir son: zenginliğinizle doğru orantıda tazminat ödeyeceksiniz! <o:p></o:p></span></h4>
<p><strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Kişilik hakkıma saldırdın, bedelini ödeyeceksin!</font></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman"><o:p></o:p></font></span></strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Manevi tazminatın gerekçesi olan <em>“kişilik haklarına saldırı”,</em> maddi menfaatten de geniş bir kavram. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Tazminat miktarının tespitinde, maddi tazminat miktarının tespitinde dikkate alınan unsurların yanı sıra ve asıl olarak, söz konusu olan saldırının niteliği ve ağırlığı <span style="color: black">dikkate alınacaktır. Hiçbir şey bedelsiz değil! Üstelik ne kadar zenginseniz, bedeli bir o kadar ağır.</span></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman"><span style="color: black"></span></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman"><span style="color: black"></span></font></span><strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Bu taleplerin hiçbir maddi külfeti ve yaptırımı yok.<o:p></o:p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 12.5pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><strong><span style="font-size: 12.5pt"><o:p></o:p></span></strong><strong><span style="font-size: 12.5pt"><o:p></o:p></span></strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Boşanma davası ile birlikte ileri sürülen, nafaka, maddi veya manevi tazminat talepleri, boşanma davasının fer’isi niteliğinde sayıldığından, bunlar için ayrıca bir harç ödenmesi gerekmiyor. Bu taleplerin reddi halinde, karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmediği gibi, herhangi başka bir yaptırımı da yok.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Dolayısıyla talepler, rakamsal sınır tanımıyor!<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12.5pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12.5pt"><o:p></o:p></span><span style="font-size: 12.5pt"><o:p></o:p></span><font face="Times New Roman"><strong><span style="font-size: 12.5pt">Yeni yasa “yarısı benim!” deme hakkını getirdi.</span></strong></font><font face="Times New Roman"><strong><span style="font-size: 12.5pt"></span></strong></font><font face="Times New Roman"><strong><span style="font-size: 12.5pt"></span></strong><span style="font-size: 12.5pt"><o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">743 sayılı yasada, mal ayrılığı rejimi, yani<em>“kimin adına kayıtlıysa onundur”</em> prensibi geçerli idi. Öyle ki, eşlerden birinin, diğer eşin mal edinimine yaptığı katkıyı talep edebilmesi için dahi yasal bir düzenleme mevcut değildi. Yüksek Mahkeme kararları ancak, katkı payı karşılığında tazminat istenebilmesinin önünü açmıştı ki, bunun için de, bu edinimdeki maddi katkının somut şekilde ortaya konması şartı aranıyordu. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile, edinilmiş mallara katılma rejimini, yani, <em>“senin değil, bizim”</em> prensibini getirdi. Böylelikle, eşe, maddi katkısı olsun olmasın, diğer eşin edindiği mallar üzerinde, &#8220;katılma alacağı&#8221; hakkı tanındı.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Yasa ile açıkça getirilen düzenlemelerle, denkleştirme, çıkarma, ekleme, bölme derken.. bir dizi basit matematik işleminin ardından, artık her eş diğer eşin edinimleri üzerinde yarı yarıya hak sahibi oluyor.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12.5pt"><o:p></o:p></span><span style="font-size: 12.5pt"><o:p></o:p></span><strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Tedbir istiyorum!</font></span></strong><strong><span style="font-size: 12.5pt"></span></strong><strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman"><o:p></o:p></font></span></strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Gerek nafaka ve tazminat ve gerekse malların tasfiyesine ilişkin davalarda, hak kaybına uğramamanın en önemli yolu: ihtiyati tedbir. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Kayıt sisteminin, en azından yurtiçindeki malvarlıkları bakımından gitgide yerleştiği günümüzde, sadece eşin TC kimlik numarası ile, adına kayıtlı tüm taşınmazlar, şirket hisseleri, araçlar, menkul kıymetler…<span>  </span>bilgisayar ekranlarına yansıyor. Rekor tazminat ve bu malvarlıklarının yarısını isteyen eş, ilk olarak, bunlar üzerine tedbir konulmasını talep etmekle, kaçırılmalarının da önüne geçiyor.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Bu, mal sahibi eş açısından elbette can sıkıcı bir durum. Özellikle de, tedbir konulan, şahsi malvarlığı değil de şirket hissesi ise. Zira söz konusu şirket ise, başta diğer hissedarlar olmak üzere, şirket ile ilişkisi bulunan üçüncü şahıslar da ne yazık ki bu durumdan etkileniyor. </font></span><span style="font-size: 12.5pt"></span><strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman"> </font></span></strong><strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Psikolojik savaş!</font></span></strong><strong><span style="font-size: 12.5pt"></span></strong><strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman"><o:p></o:p></font></span></strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Aldatılmış, onuru zedelenmiş, hakarete uğramış, fiziksel veya psikolojik saldırılara maruz kalmış, onca yıldan sonra bir anda terk edilmiş, hayal kırıklığına uğratılmış…. Herhangi bir nedenle boşanma davasının tarafı haline getirilmiş olan eş, en basit tanımı ile, karşı tarafa, <em>“bunun bedelini ödetmek”</em> istiyor. Toplumun hangi kesiminden olursa olsun, bu bir insan psikolojisi.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Ve elbette, diğerlerinin eşlerine ödettiği bedeller, emsal teşkil ediyor ve tetikleyici oluyor. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12.5pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12.5pt"><o:p></o:p></span><span style="font-size: 12.5pt"><o:p></o:p></span><strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Öde Kurtul!</font></span></strong><strong><span style="font-size: 12.5pt"></span></strong><strong><span style="font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman"><o:p></o:p></font></span></strong><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">İster davalı olsun, ister davacı, eş ne kadar zenginse, boşanmanın şartları da aynı ölçüde ağırlaşıyor.<o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Tazminat veya mal paylaşımı talepleri karşısında, kusursuzluk dahi tek başına yeterli olmuyor. <o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Boşanmak ve bir an önce kendi yolunuzda ilerlemek mi istiyorsunuz?<o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Eşiniz sizden boşanmak için özel hayatınızı korkunç şekilde ortalığa mı döktü?<o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Hakkınızdaki haklı/haksız, doğru/yanlış iddiaların, magazin sütunlarından inmesini mi istiyorsunuz?<o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Dört bir yanınız tazminat ve paylaşım istemleri ile mi çevrildi?<o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Tüm malvarlığınızı –üstelik de abartılmış şekilde- medyada mı görüyorsunuz?<o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Sahip olduğunuz herşey “tedbir” altında mı?<o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Hayatınız kabusa dönmüş durumda ve yapabileceğiniz tek şey var: anlaşmak. <o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Nitekim, kılıçların çekildiği, iddiaların yazılı ve görsel medyada uçuştuğu, özel hayatların didik didik edildiği ve ortalığa saçıldığı bu sansasyonel davaların neredeyse tamamının, <em>“öde kurtul”</em> olarak nitelendirilebilecek anlaşmalarla neticelendiğini görmekteyiz.</font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman"><o:p></o:p></font></span><strong><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Mal ayrılığı sözleşmesi toplumumuzda halen kabul görmüyor.</font></span></strong><strong><span style="color: black; font-size: 12.5pt"></span></strong><strong><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman"><o:p></o:p></font></span></strong><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Yeni yasa ile yasal rejim olmaktan çıkarılan mal ayrılığı, taraflar arasında ancak sözleşme ile kabul ediliyor. <o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Bu sözleşmelerin, romantik olmadığı kesin. Hatta pek çoklarınca, <em>“güvensizlik, ayıp, boşanmayı planlama, kötüniyet, ayrı/gayrıcılık”</em> gibi sözcüklerle tanımlanan bu sözleşmenin gündeme getirilmesi, henüz evlenmeden ayrılmaya dahi yol açabiliyor. <o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Öyle ki, mal ayrılığı sözleşmesine imza atan pek çok çift de, bunu çevrelerinden gizlemeyi tercih ediyor!<o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Kişiler, ilk evliliğinden olan çocuklarının haklarını koruma gayesi, önceki boşanmasından edindiği tatsız tecrübeler, giderek yaygınlaşan, üstelik de haksız sayılmayacak bir güvensizlik duygusu, ciddi bir malvarlığına, dolayısı ile kaybedecek çok şeye sahip olmanın getirdiği tedirginlik gibi pek çok kişisel nedenle mal ayrılığı sözleşmesi imzalamak isteyebiliyorlar.<o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Bunun yanı sıra, kişinin, ailesini, ticari hayatın iniş çıkışlarından veyahut tam aksine, ticari faaliyetlerini boşanmanın yol açacağı felaketlerden korumak istemesi de gerekçelerden birisi.<o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Ve pek tabi, bu sözleşmeler, alacaklılardan mal kaçırmanın basit ve nispeten güvenilir yöntemlerinden birisi olarak da kullanılabiliyor. Hatta, mevcut sözleşmelerin en büyük kısmını bu muvazaalı sözleşmelerin oluşturduğunu söyleyebiliriz.<o:p></o:p></font></span><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Her ne sebeple imzalanırsa imzalansın, bu sözleşmeler, toplumuzun üst kesimlerinde kendine yer edinmeye başlamış durumda.<o:p></o:p></font></span></p>
<p style="text-align: justify; margin: auto 0cm 0pt" class="ecxmsonormal"><span style="color: black; font-size: 12.5pt"><font face="Times New Roman">Ve beklenen o ki, “Rekor tazminat” haber başlıkları arttıkça, bu sözleşmeler de bir o kadar yaygınlaşacaktır.</font></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/bosanma-davalarinda-rekor-tazminatlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İcra takibinde yasal sınırı aşan faiz ve çek tazminatı talep eden avukata kınama cezası</title>
		<link>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/icra-takibinde-yasal-siniri-asan-faiz-ve-cek-tazminati-talep-eden-avukata-kinama-cezasi.html</link>
		<comments>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/icra-takibinde-yasal-siniri-asan-faiz-ve-cek-tazminati-talep-eden-avukata-kinama-cezasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2011 11:47:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hukuki İncelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[%10]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[çek tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[faiz]]></category>
		<category><![CDATA[icra takibi]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/icra-takibinde-yasal-siniri-asan-faiz-ve-cek-tazminati-talep-eden-avukata-kinama-cezasi.html</guid>
		<description><![CDATA[ * İcra takibinde yasal sınırları aşan faiz ve çek tazminatı istemenin mesleğin saygınlığı ve onuru ile bağdaşmaması Şikayetli avukatın, şikayetçi aleyhine yaptığı icra takiplerinden birinde işlemiş faizi istenen faiz oranına göre fazla hesaplayıp talep ettiği, diğerinde reeskont faizini takip tarihindeki &#8230; <a href="http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/icra-takibinde-yasal-siniri-asan-faiz-ve-cek-tazminati-talep-eden-avukata-kinama-cezasi.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> * İcra takibinde yasal sınırları aşan faiz ve çek tazminatı istemenin mesleğin saygınlığı ve onuru ile bağdaşmaması</p>
<p><span id="more-36"></span><!--more--></p>
<p>Şikayetli avukatın, şikayetçi aleyhine yaptığı icra takiplerinden birinde işlemiş faizi istenen faiz oranına göre fazla hesaplayıp talep ettiği, diğerinde reeskont faizini takip tarihindeki geçerli faiz oranının üzerinde talep ettiği ve çek tazminatını da %5 yerine %10 olarak talep ettiği iddiası ile açılan disiplin kovuşturması sonucu Baro Disiplin Kurulunca eylemi sabit görülerek kınama cezası tayin edilmiştir.</p>
<p>Şikayetli avukat, takiplerde yasaya aykırılığın önce icra müdürünce denetleneceğini, ödeme emrinin icra müdürü tarafından taleple bağlı olmadan düzenleneceğini, yasaya aykırılığın yasal yollara başvurularak giderilebileceğini, fazla ödeme olduğu takdirde istirdat edilebileceğini, şikayetçinin takiplere itirazı olmadığı gibi borç ödendikten sonra dosyaların infazen kaldırıldığını, itirazın kötü niyetli olduğunu bildirmiştir.</p>
<p>Dosya içerisinde bulunan Antalya 1 inci İcra Müdürlüğü’nün 2004/7820 sayılı dosya takip talebi ve ödeme emri fotokopisine göre, 300.000.000 TL asıl alacak için 100.000.000 TL %42 reeskont faizinden işlemiş faiz talep ettiği ve takip tarihinde reeskont faizinin %42 olduğu, ancak takip dayanağı bono vadesi ile takip tarihi arasındaki sürenin işlemiş faizinin 46.010.000 TL olduğu halde 100.000.000 TL talep edildiği, Antalya 3 üncü İcra Müdürlüğü’nün 2004/5166 no.lu takibinde de, 6.000.000.000 TL’lik çeke bağlı alacak için %50 reeskont faizi ve %10 çek tazminatı istendiği, işlemiş faiz olarak da 115.000.000 TL talep edildiği, çek tarihi ile takip tarihi arasındaki 8 günlük işlemiş faizin 55.275.000 TL olması gerektiği görülmektedir.</p>
<p>İcra takipleri bono ve çeke dayandırılmış olup, alacaklı ile borçlu arasında faiz oranlarını belirleyen bir sözleşme bulunmadığı ve takip tarihinde reeskont faiz oranının %42 olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Türk Ticaret Yasası’nın 695 inci maddesi uyarınca çek tazminatı %5 oranındadır.</p>
<p>Şikayetli avukatın icra takiplerinden birinde reeskont faiz oranının üzeninde reeskont faizi istediği, Türk Ticaret Yasası’nın 695 inci maddesi uyarınca %5 çek tazminatının üzerinde %10 çek tazminatı talep ettiği, özellikle de işlemiş faiz hesaplamasında istenen faiz oranlarına göre de olması gereken faiz tutarının üzerinde miktarların talep edildiği anlaşılmaktadır.</p>
<p>Borçlunun muhtemel bilgi yetersizliğinden yararlanarak icra takiplerinde yasal sınırlarının üzerinde faiz ve çek tazminatı istemek, ayrıca işlemiş faiz miktarının takip dayanağı belge ile takip tarihi arasındaki süreye göre hesaplanan miktarın üzerinde talep edilmesi, itiraz edilmediği takdirde veya itiraz süresi kaçırıldığı takdirde haksız kazanç sağlamak düşüncesi, avukatlık mesleğinin saygınlığı ve onuru ile bağdaşmayan bir davranış biçimidir. &amp;#199;ünkü avukatlık ve kamu hizmetidir ve avukat kamunun mesleğe güveninin sarsılmamasına özen göstermek zorundadır (Avukatlık Yasası’nın 1 ve 34 üncü; TBB Meslek Kuralları’nın 3 ve 4 üncü maddeleri).</p>
<p>Bu nedenle şikayetlinin eylemi disiplin suçunu oluşturduğundan Baro Disiplin Kurulunca eylemin disiplin suçunu oluşturduğuna ilişkin hukuksal değerlendirmede isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, eylem ile ceza arasında adaletli bir dengenin kurulamadığı, şikayetlinin disiplin sicilinde tekerrüre esas disiplin cezasının olmadığı anlaşılmakla Avukatlık Yasası’nın 158 inci maddesindeki ilkeler de nazara alınarak, şikayetli avukat hakkında Baro Disiplin Kurulunca tayin edilen kınama cezasının uyarma cezasına çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.</p>
<p>Sonuç olarak itirazın kabulü ile Baro Disiplin Kurulunca şikayetli avukat hakkında tayin olunan kınama cezasının uyarma cezasına çevrilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına şikayetli Av. A. &amp;#199;.’nin uyarma cezası ile cezalandırılmasına oybirliği ile karar verildi.</p>
<p><a href="http://eski.barobirlik.org.tr/calisma/disiplin_kararlari/detay.aspx?karar=99">http://eski.barobirlik.org.tr/calisma/disiplin_kararlari/detay.aspx?karar=99</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/icra-takibinde-yasal-siniri-asan-faiz-ve-cek-tazminati-talep-eden-avukata-kinama-cezasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatına kastedilen eşin dava hakkını sınırlamak ne kadar doğru?</title>
		<link>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/hayatina-kastedilen-esin-dava-hakkini-sinirlamak-ne-kadar-dogru.html</link>
		<comments>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/hayatina-kastedilen-esin-dava-hakkini-sinirlamak-ne-kadar-dogru.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 13:57:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hukuki İncelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[6 ay]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[hayata kast]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[zamanaşımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/hayatina-kastedilen-esin-dava-hakkini-sinirlamak-ne-kadar-dogru.html</guid>
		<description><![CDATA[Türk Medeni Kanunu&#8217;nun ilgili maddesi şöyle: MADDE 162.- Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden &#8230; <a href="http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/hayatina-kastedilen-esin-dava-hakkini-sinirlamak-ne-kadar-dogru.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Medeni Kanunu&#8217;nun ilgili maddesi şöyle:<br />
MADDE 162.- Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.<br />
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.<br />
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.</p>
<p>Hayatına kastedilen kadınların kaçı, derhal Cumhuriyet Savcılığı&#8217;na veya Aile Mahkemesi&#8217;ne başvurmaya cesaret edebiliyor? Kaçı, çocuğunu yanına alıp, hayatının tehlike altında olduğu evinden kaçabiliyor? Kaçı eşini evden uzaklaştırabiliyor? Kaçının gidecek bir yeri, sığınabileceği yakınları var?<br />
Gerçek şu ki, kadınların pek çoğu, eşi tarafından öldürülme korkusu, gidecek yerinin olmayışı, maddi imkansızlık, toplum baskısı, cehalet, daha önce devlet tarafından korunmamış olmasının getirdiği korkunç tecrübeler nedeni ile ne yapacağını bilemiyor. Kaldı ki biz hukukçular dahi, bu durumdaki bir kadına cesaret vermeye korkuyoruz. Zira, son derece ağır işleyen mevcut sistemde, eşi evden uzaklaştırabilmek, kadın ve çocuk için nafaka alayabilmek, kadının ve çocuğun can güvenliğini ve sonra yaşamsal ihtiyaçlarını gidermesini sağlayabilmek için mutlaka bir süre gerekiyor.</p>
<p>Tüm bunlar göz önüne alındığında, kadının bu gerekçe ile boşanma davası açabilmesini, 6ay gibi kısa bir süre ile sınırlandırmayı da son derece yanlış buluyorum.</p>
<p>Bunun yanında, &#8220;Affeden tarafın dava hakkı yoktur.&#8221; şeklindeki düzenlemeyi de son derece anlamsız ve mağduriyeti artırıcı bulduğumu belirtmeliyim. Yukarıda sözünü ettiğim üzere, kadının korku, çaresizlik ve kaygılar nedeniyle evini terkedememesi, çok büyük ihtimalle &#8220;affetmek&#8221; olarak nitelendirilecek ve kadının dava açma hakkı bu nedenle elinden alınacaktır.<br />
Peki hayata kast affedilebilir mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/hayatina-kastedilen-esin-dava-hakkini-sinirlamak-ne-kadar-dogru.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mernis adresine 35&#8242;e göre tebligat yapılabilir mi?</title>
		<link>http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/mernis-adresine-35e-gore-tebligat-yapilabilir-mi.html</link>
		<comments>http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/mernis-adresine-35e-gore-tebligat-yapilabilir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 16:23:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçtihat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/mernis-adresine-35e-gore-tebligat-yapilabilir-mi.html</guid>
		<description><![CDATA[Uyuşmazlık ; ilamsız takipte, ödeme emri tebliğ edilmeyen borçluya nüfus Müdürlüğünden sorulmak suretiyle belirlenecek yerleşim yeri adresine göre T.K. nun 35. maddesi uyarınca tebliğ yapılması isteminin reddi ile ilgili memurluk işleminin, İİK.&#8217;nun 16. maddesine göre şikayet yolu ile kaldırılmasına yöneliktir. &#8230; <a href="http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/mernis-adresine-35e-gore-tebligat-yapilabilir-mi.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="2" face="Arial" color="#333333">Uyuşmazlık ; ilamsız takipte, ödeme emri tebliğ edilmeyen borçluya nüfus Müdürlüğünden sorulmak suretiyle belirlenecek yerleşim yeri adresine göre T.K. nun 35. maddesi uyarınca tebliğ yapılması isteminin reddi ile ilgili memurluk işleminin, İİK.&#8217;nun 16. maddesine göre şikayet yolu ile kaldırılmasına yöneliktir.<span id="more-34"></span><br />
Nüfus hizmetleri Kanunun 1. maddesi, bu kanunun amacının Ulusal adres veri tabanının oluşturulması, Nüfus kayıtları ile adres bilgilerinin ilişkilendirilmesini sağlamak olarak belirtilmiştir. Yine aynı kanunun 44/1. maddesi adli makamları adres ve veri tabanlarını da içeren nüfus kayıt örneklerini doğrudan almaya yetkili makamlar arasında saymıştır. Belirtilen yasa hükümleri uyarınca, ulusal veri tabanına göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarında yürütülecek işlemlerden dolayı birbirinden farklı birçok adresin nüfus kayıt bilgileri içerisinde yer alması mümkün olabilecektir.Eğer nüfus kayıt bilgilerinde,Adli mercilerce Mernis veri tabanında yer alan kimlik paylaşım sisteminden (KPS) elde edilen adres bilgilerine göre, normal ve olağan usulde geçerli bir tebligat yapılabiliyorsa ortaya herhangi bir sorunun çıkması söz konusu olmayacaktır. Acaba bu şekilde tebliğ işlemi gerçekleşmediğinde, adli mercilerce Mernis veri tabanında toplanmış adreslerden herhangi birisine Tebligat Kanunun 35/3 maddesi hükümleri doğrultusunda geçerli ve hukuka uygun bir tebliğ işlemi yapılması mümkün müdür? Tebligat Kanunun 35/3. maddesi kapsamında &#8221; daha önce tebligat yapılmamış olsa bile taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar oluşmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da &#8221; uygulanma durumunun varlığından söz etmek olanaksızdır. Çünkü ortada Kamu Kurumu olduğu kuşku götürmez Nüfus Müdürlüğüne bizzat tebligat yapılacak olan kişinin daha önce resmi bir başvurusu sebebi ile bildirdiği son adresi değil, diğer kamu kurum ve kuruluşları aracılığı ile ulusal adres veri tabanında oluşturulmuş diğer adres bilgileri söz konusu olup, ancak bu adreslerin kaynağı kamu kurumu belirlenip ve bu yerle yapılacak yazışma sonrasında ilgilinin başvurusuna bağlı en son adresinin olduğu belirtildikten sonra Tebligat Kanunun 35/3. maddesi uyarınca uygulama yapılması mümkün olabilecektir.</font><font face="Arial" color="#333333"><font size="2"> </font></font><font face="Arial" color="#333333"><font size="2">Kuşkusuz, eğer başlangıçta Nüfus Müdürlüğünden, bu kuruma borçlunun bizzat başvurusuna bağlı bildirilen en son adres bilgileri sorulup, bu yönde açıklanan adresine çıkarılan tebligattan sonuç alınamamışsa artık Tebligat Kanunun 35/3. maddesine göre uygulama yapılmasında yasal hiçbir engel bulunmamaktadır.</font></font><font face="Arial" color="#333333"><font size="2">Bu açıklamalar karşısında Nüfus Müdürlüğünün kendi kurumlarına borçlunun bizzat başvurusundan kaynaklanan en son adres olarak değil, sadece ulusal adres veri tabanında oluşturulmuş &#8220;yerleşim yeri&#8221; bilgisine göre belirtilmiş adresinin esas alınmak suretiyle Tebligat Kanunun 35/3. maddesi kapsamında hukuken geçerli bir tebliğ işleminin gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Esasen Nüfus Hizmetleri Kanunun yukarıda değinilen 1. ve 44. maddelerinde yer alan &#8221; ulusal adres veri tabanının oluşturulması, nüfus kayıtları ile adres bilgilerinin ilişkilendirilmesi&#8221; adli makamların adres veri tabanlarını da içeren nüfus kayıt örneklerini doğrudan almaya yetkili makamlar olarak açıklanmasına karşı bu yöndeki adres bilgilerinin tebligat amacı ile kullanılacağına değinilmemiştir. Kaldı ki , tebligat ile ilgili uygulamalar Nüfus Kanunu değil, Tebligat Kanunu hükümleri esas alınmak suretiyle sonuçlandırılır. Bu bakımdan icra memurluğu işleminde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, haksız ve dayanağı olmayan şikayetin reddine karar verilmesi gerekmiş olup bu yönde hüküm kurulmuştur. KARŞIYAKA<br />
1.İCRA HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2009/494E.KARAR NO :2009/513K. KARAR TARİHİ : 16/07/2009<br />
</font></p>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/mernis-adresine-35e-gore-tebligat-yapilabilir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile İçi Şiddet</title>
		<link>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/aile-ici-siddet.html</link>
		<comments>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/aile-ici-siddet.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 16:06:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hukuki İncelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[ailenin korunması hakkında kanun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/aile-ici-siddet.html</guid>
		<description><![CDATA[1. AİLE İÇİ ŞİDDET NEDİR? a)Eşinizin size veya çocuklarınıza ya da sizinle aynı evde yaşayan akrabalarınıza yönelik; b)Sizinle aynı evde yaşayan herhangi bir akrabanızın, size ya da evdeki diğer kişlere yönelik c)Evli olmanıza rağmen kendi isteğinizle veya mahkeme kararı ile &#8230; <a href="http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/aile-ici-siddet.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. AİLE İÇİ ŞİDDET NEDİR?</p>
<p>a)Eşinizin size veya çocuklarınıza ya da sizinle aynı evde yaşayan akrabalarınıza yönelik;<br />
b)Sizinle aynı evde yaşayan herhangi bir akrabanızın, size ya da evdeki diğer kişlere yönelik<br />
c)Evli olmanıza rağmen kendi isteğinizle veya mahkeme kararı ile ayrı evlerde yaşadığınız eşinizin, size yönelik;</p>
<p>tehdit, baskı ve kontrol içeren, fiziksel, cinsel, ekonomik veya psikolojik zarar görmenize veya acı çekmenize sebep olan her türlü davranışı AİLE İÇİ ŞİDDETTİR.<br />
<span id="more-33"></span><br />
<strong>2. ŞİDDET TÜRLERİ</strong><strong><br />
a) Fiziksel Şiddet:</strong><br />
Tokat atmak, tekmelemek, yumruklamak, hırpalamak, kolunu bükmek, boğazını sıkmak, bağlamak, saçını çekmek, kesici veya vurucu aletlerle yaralamak, kezzap veya kaynar suyla yakmak,vücudunda sigara söndürmek, ellerini ayaklarını ezmek, sakatbırakmak, işkence yapmak, sağlıksız koşullarda yaşamaya mecburbırakmak, sağlık hizmetlerinden yararlanmasına engel olarakbedensel zarar görmesine neden olmak gibi eylemler FİZİKSEL ŞİDDETTİR.</p>
<p>Kadına yönelik fiziksel şiddetin en ağır biçimlerinden biri, töre/namus bahanesiyle kadına uygulanan şiddettir. Kadının giydiğikıyafet, gittiği yer, yabancı kişilerle konuşması, evlilik dışı ilişkisininolması, evlilik dışı hamile kalması, bakire olmaması, ailenin ya daakrabalarının uygun gördüğü kişi ile evlenmek istememesi, boşanmasıgibi bahanelerle kadına eşi ya da akrabaları tarafından şiddetuygulanması ya da öldürülmesi TÖRE/NAMUS BAHANESİYLEkadına uygulanan şiddettir. Ne yazık ki, bu suçun işlenmesine eşya da akrabalar karar verebilmek-tedir. Töre/namus bahanesiylekadına uygulanan şiddet yasalarımıza göre suçtur vecezalandırılmaktadır.</p>
<p><strong>b) Psikolojik Şiddet</strong><br />
Bağırmak, korkutmak, küfür etmek, tehdit etmek, hakaretetmek, ailesiyle akrabalarıyla, komşularıyla, arkadaşlarıyla ya dabaşkalarıyla görüştürmemek, eve kapatmak, küçük düşürmek,çocuklarından uzaklaştırmak, kıskançlık bahanesiyle sürekli kontrolaltında tutmak, başka kadınlarla kıyaslamak, kadının nasıl giyineceği, nereye gideceği, kimlerle görüşeceği konusunda baskı yapmak,kadının kendini geliştirmesine engel olmak gibi eylemler PSİKOLOJİK ŞİDDETTİR.</p>
<p><strong>c) Cinsel Şiddet</strong><br />
Evli olduğu kişi bile olsa kadını istemediği yerde, istemediği zamanda ve istemediği biçimlerde cinsel ilişkiye zorlamak (tecavüz),başkalarıyla cinsel ilişkiye zorlamak, cinsel organlara zarar vermek,çocuk doğurmaya ya da doğurmamaya, kürtaja, enseste (akrabalararası cinsel taciz ve tecavüz), fuhuşa zorlamak, zorla evlendirmek,telefonla-mektupla ya da sözlü olarak cinsel içerikli rahatsızlık verici davranışlarda bulunmak gibi eylemler CİNSEL ŞİDDETTİR.</p>
<p><strong>d) Ekonomik Şiddet</strong><br />
Para vermemek veya kısıtlı para vermek, ailenin tasarrufları,gelir ve giderleri konusunda bilgi vermemek, kadının mallarını vediğer gelirlerini elinden almak, çalışmasına izin vermemek, istemediği işte zorla çalıştırmak, çalışıyorsa iş hayatını olumsuz etkileyecekkısıtlamalar getirmek, aileyi ilgilendiren ekonomik konularda kadınınfikrini almadan tek başına karar vermek gibi eylemler EKONOMİK ŞİDDETTİR.<br />
<strong>ŞİDDETE MARUZ KALDIĞINIZDA YA DA RİSK ALTINDAYKEN BAŞVURABİLECEĞİNİZ KURUM VE KURULUŞLAR</p>
<p></strong>İL SOSYAL HİZMETLER MÜDÜRLÜKLERİ<br />
ALO 183 AİLE, KADIN, ÇOCUK VE ÖZÜRLÜ SOSYAL HİZMET DANIŞMA HATTI<br />
SAĞLIK KURULUŞLARI<br />
POLİS MERKEZLERİ, JANDARMAKARAKOLLARI<br />
CUMHURİYET SAVCILIĞI<br />
BELEDİYELERİN KADIN DANIŞMA MERKEZLERİ<br />
BAROLARIN KADIN DANIŞMA MERKEZLERİ VE ADLİ YARDIM KURULLARI<br />
KADIN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI</p>
<p>1. İl Sosyal Hizmetler Müdürlükleri<br />
a) Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri<br />
İİl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünde (ilçelerde varsa İlçe Sosyal Hizmetler Müdürlüklerinde) şiddete maruz kalmış kadınlara, sosyal çalışma yapan görevliler tarafından ihtiyaçları doğrultusunda ücretsiz danışmanlık ve rehberlik hizmeti verilmektedir. Bulunduğunuz yerde il ya da ilçe sosyal hizmetler müdürlüğü yoksa Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı Aile Danışma Merkezleri ve Toplum Merkezleri gibi diğer kuruluşlara<br />
da başvurarak danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.</p>
<p>b) Kadın Konukevleri/Sığınmaevleri<br />
Kadın konukevinde kalmak için başvurular da İl Sosyal Hizmet Müdürlüklerine yapılır. Konukevi ya da diğer adıyla sığınmaevi, şiddete uğrayan veya risk altındaki kadınların varsa beraberlerindeki çocukları ile birlikte, geçici süre ile barınma ihtiyacının karşılanması<br />
amacıyla kurulmaktadır.</p>
<p>i. Konukevlerinin/Sığınmaevlerinin başlıca özellikleri nelerdir?<br />
Gizlilik ve güvenlik ilkesi uygulanır. Kuruluşun adresi, telefon numarası gizli tutulur. Kadınlarla ilgili bilgi ve belgeler hiçbir şekilde açıklanmaz. Her kadın kendi hayatı ile ilgili kararları kendisi verir, kimse ona baskı veya zorlama yapamaz.<br />
Kadınlar, 0-12 yaş arasında kız veya erkek çocuklarıyla birlikte kalabilmektedir; 12 yaşın üstünde olan kız veya erkek çocukların durumu uzmanlar tarafından değerlendirilir ve<br />
çocuklar durumlarına uygun kuruluşlara yerleştirilmektedirler. Kuruluşta kalma süresi üç aydır. Gerektiğinde kalma süreleri uzatılır.</p>
<p>ii. Konukevinden/Sığınmaevinden Nasıl Ayrılabilirsiniz?<br />
İstediğiniz zaman bir dilekçe vererek ayrılabilirsiniz.</p>
<p>iii. Konukevinde/Sığınmaevinde Neler Yapılır?<br />
Güvenli barınma imkânı sağlanır,<br />
Psikolojik ve sosyal destek sağlanabilir,<br />
Barolar ile işbirliği yapılarak hukuksal danışmanlık hizmeti verilebilir,<br />
İş ve meslek edindirmeye yönelik çalışmalar yapılabilir,<br />
Çocuklara yönelik destek sağlanabilir,<br />
Bazı durumlarda, küçük el harçlığı verilebilir ya da sosyal yardımlardan yararlanması için destek olunabilir,<br />
Konukevi/sığınmaevinden ayrıldıktan sonra kendi evini tutmak isteyenlere, bu konuda destek olunabilir,<br />
Sağlık hizmeti sağlanabilir, sosyal güvencesi olmayanlara yeşil kart çıkartmaları için rehberlik yapılabilir,<br />
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun diğer hizmetlerinden (ücretsiz kreş, ayni-nakdi yardım gibi) yararlanmaları sağlanabilir.</p>
<p>2. Alo 183 Aile, Kadın, Çocuk ve Özürlü Sosyal Hizmet Danışma Hattı<br />
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı olarak çalışan ALO 183 hattı, şiddete uğrayan ya da uğrama riski taşıyan ve desteğe gereksinimi olan kadınlara ve çocuklara psikolojik, hukuki ve ekonomik alanda danışmanlık hizmetleri sunmakta ve yararlanabilecekleri hizmet kuruluşları konusunda bilgi vermektedir.<br />
ALO 183 ücretsiz bir danışma hattıdır. Türkiye’nin her yerinden 7 gün 24 saat herhangi bir telefondan 183 numarasını çevirerek aile içi şiddeti durdurmak için gerekli destek ve korumaya nasıl ulaşacağınız konusunda bilgi alabilirsiniz.</p>
<p>3. Sağlık Kuruluşları<br />
Şiddete maruz kaldığınızda ya da böyle bir risk altındayken bulunduğunuz yere en yakın sağlık kuruluşuna (sağlık ocağı, sağlık evi, aile hekimliği, hastanelerin acil servisleri gibi) başvurabilirsiniz.<br />
Sağlık kuruluşlarında tedaviniz yapılır ve yaşadığınız şiddeti belgeleyen bir rapor düzenlenir.</p>
<p>4. Polis Merkezleri ya da Jandarma Karakolları<br />
Evinize en yakın polis merkezine ya da jandarma karakoluna giderek veya telefonla olayla ilgili şikâyette bulunabilirsiniz. Aynı zamanda 7 gün 24 saat 155 Polis İmdat veya 156 Jandarma İmdat Hattına telefon ederek yasal sürecin başlaması için başvuruda bulunabilirsiniz.<br />
Aile İçi Şiddet Nedeniyle Polis Merkezlerine Başvurduğunuzda<br />
Polisin Yapacağı İşlemler Şunlardır:<br />
Sizi dinler, şikâyetinizin ne olduğunu anlar,<br />
Cumhuriyet Savcısını bilgilendirir, onun talimatlarını alır ve adli işlemlere başlar,<br />
Mağduriyetinizin tespiti ve gerekli tedavi için sizi en yakın sağlık kuruluşuna sevk eder ve sağlık raporunuzu alır,<br />
Olaya karışan tarafları tespit eder, delilleri toplar,<br />
İhtiyacınız varsa, size ücretsiz avukat görevlendirilmesi için işlem yapar,<br />
Olaya ilişkin ayrıntıları kayda geçirir, tutanak düzenler, Sizi Ailenin Korunmasına Dair Kanun, diğer yasal haklarınız ve işlemler hakkında bilgilendirir,<br />
Size başvurabileceğiniz yerler hakkında bilgi içeren broşür verir,<br />
Güvenliğiniz için sizinle birlikte bir değerlendirme yapar ve sonucu hakkında size ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Müdürlüğü’ne bilgi verir,<br />
Barınma ihtiyacınız varsa sizi Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna yönlendirir. Acil barınma ihtiyacınız varsa ya da yüksek riskli bir durumdaysanız, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumundan bir görevliyi polis merkezine davet ederek sizinle görüşmelerini sağlar,<br />
İfadenizi okumanızı sağlar (okuyamıyorsanız size okur),<br />
İfadenizin bir kopyası ile tarih ve numarasını size verir,<br />
Siz doğrudan başvuramadığınızda bile, başkalarının ihbarını ve şikâyetlerini değerlendirir.</p>
<p>5. Cumhuriyet Savcılığına<br />
Bulunduğunuz yerin Adliyesindeki Cumhuriyet Savcılığına bir dilekçe ile başvurarak suç duyurusunda bulunabilirsiniz.<br />
4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’dan yararlanmak ve koruma tedbiri alınması için talepte bulunabilirsiniz.<br />
Gerekirse sağlık raporu almak için Savcılıktan adli tabipliğe sevkinizi istemelisiniz.<br />
Dilekçenizin tarih ve numarasını veya bir kopyasını mutlaka saklayınız.<br />
Cumhuriyet Savcılığı yapacağı soruşturma sonucunda ya kamu davası açarak konuyu ceza mahkemesine götürecek ya da şikâyet edenin şahsi dava açma hakkı olduğunu belirterek takipsizlik kararı verecektir. Cumhuriyet Savcısının takipsizlik kararına itiraz hakkınız<br />
vardır. Cumhuriyet Savcılığının takipsizlik kararı vermesi durumunda dahi şahsi dava açma hakkınız vardır.</p>
<p>6. Belediyelerin Kadın Danışma Merkezleri<br />
Bulunduğunuz yerin belediyesinde kadın danışma merkezi varsa, bu merkezlerinden ücretsiz psikolojik, tıbbi ve hukuksal destek alabilirsiniz. Ayrıca ekonomik desteğe ihtiyacınız varsa belediyelerin ayni ve maddi desteklerinden yararlanabilmeniz mümkündür.<br />
Bazı belediyelere bağlı konukevi/sığınmaevi de bulunmaktadır. Bulunduğunuz yerin belediyesi bu hizmeti veriyorsa, belediyenin kadın danışma merkezine ya da doğrudan belediyeye giderek konukevi/sığınmaevinde kalmak için başvurabilirsiniz.</p>
<p>7. Baroların Adli Yardım Kurulları ve Kadın Danışma Merkezleri<br />
a) Adli Yardım<br />
Barolar, avukatların mesleki örgütleridir. Birçok alanda savunma hakkınızı kullanmanıza destek sunmak, Baroların görevleri arasındadır. Hukuk sistemimiz ihtiyacı olan mağdurların ücretsiz hukuk desteği almasına imkân sağlamaktadır. Bir avukata ihtiyaç duyuyorsanız ve<br />
avukatlık ücretini karşılama olanağınız yoksa bulunduğunuz yerdeki Baro sizin için ücretsiz avukat görevlendirir. Avukat sizi yasal haklarınız hakkında bilgilendirir ve yasal işlemlerinizi sizin adınıza yapar.<br />
Bu haktan yararlanmak istiyorsanız;<br />
Müracaat ettiğiniz polis merkezinde veya jandarma karakolunda görevli memura avukat istediğinizi söyleyiniz, ya da yaşadığınız ildeki Baronun Adli Yardım Kurullarına başvurunuz.<br />
Bu haktan yararlanmak için gerekli belgeler: Kimliğiniz, ikametgâh belgeniz, muhtardan alacağınız fakirlik belgesi.<br />
b) Hukuksal Danışmanlık<br />
Bugün Türkiye’de 50’dan fazla ilde Baro’ya ait Kadın Hukuku Komisyonları vardır. Bu Komisyonlar, kadın haklarının korunması için kadınlara destek vermektedirler. Ayrıca, bazı illerin baroları şiddete maruz kalan veya risk altında olan kadınlara doğrudan hukuksal danışmanlık hizmeti sunmak ve rehberlik yapmak amacıyla kadın danışma merkezleri açmışlardır.<br />
Baro’ya ait Kadın Danışma Merkezi olan iller şunlardır: Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Denizli, Bursa, Adana, Diyarbakır. Bu Merkezlerde çalışan gönüllü avukatlar, ihtiyacı olan kadınlara yasal hakları hakkında bilgi vermekte, onları gereken yerlere yönlendirmektedir.<br />
Bulunduğunuz ilde Baroya bağlı danışma merkezi bulunuyorsa, bu merkeze başvurarak yasal haklarınızı öğrenebilirsiniz ve bu haklarınızdan nasıl yararlanacağınız konusunda bilgi alabilirsiniz. Bu merkezlere başvurmak ve bilgi almak için herhangi bir ücret ödemeniz gerekmez.</p>
<p>8. Kadın Sivil Toplum Kuruluşları<br />
Ülkemizde birçok kadın sivil toplum kuruluşunun (gönüllü çalışan kuruluşlar) kadın danışma merkezi bulunmaktadır. Bu merkezlerde, şiddete maruz kalmış kadınlara, dayanışma anlayışı içerisinde ücretsiz psikolojik, hukuksal, ekonomik konularda danışmanlık ve rehberlik<br />
yapılmaktadır. Merkeze başvuran kadının, yaşadığı şiddetle mücadele edebilmesi için destek verilmektedir. Ayrıca bu gönüllü kuruluşlardan bazılarına bağlı sığınmaevleri de bulunmaktadır.<br />
<strong>ŞİDDETE MARUZ KALDIĞINIZDA HAKLARINIZ NELERDİR?</p>
<p></strong>Ailenin Korunmasına Dair Kanun<br />
Medeni Kanun<br />
Türk Ceza Kanunu<br />
ile düzenlenen HAKLARINIZ</p>
<p>Ailenin Korunmasına Dair Kanun, Medeni Kanun ve Türk Ceza Kanunu ile düzenlenen HAKLARINIZ</p>
<p><strong>1) 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun</strong><br />
a) Bu Kanun Ne Sağlar?<br />
Bu Kanun ile şiddet uygulayan eşinizin ya da diğer aile bireyinin yaşadığınız eve gelmesi engellenebilmektedir. Aile içi şiddetin önlenmesi ve şiddete uğrayan kişinin korunması<br />
için özel bir kanun bulunmaktadır. Bu yasa “4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun”dur.<br />
Bu Kanunda, aile içi şiddete maruz kalan aile bireylerinin özellikle kadınların ve çocukların korunması amacıyla, şiddet uygulayan aile bireyi hakkında alınabilecek tedbirler yer<br />
almaktadır.<br />
Koruma kararı kapsamındaki tedbirlerin uygulama süresi en fazla altı aydır. Süre devam ederken veya süre bittikten sonra şiddet tekrar ederse, yeniden koruma kararı alınması için başvurabilirsiniz.</p>
<p>b) Ne Tür Tedbirler Alınabilir?<br />
Mahkeme, şiddet uygulayan kişinin 6 aya kadar yaşadığınız evden uzaklaştırılması (eve yaklaşamaması) için karar verebilir. Ayrıca, ortak eviniz dışında bir yerde kalıyorsanız, bu eve ve iş yerinize gelmesini de engelleyebilir. Evden uzaklaştırma tedbirinin uygulanması, eşinizin veya şiddet uygulayan diğer aile bireyinin, uzaklaştırıldığı konutun kira, elektrik, su, telefon, doğalgaz ve benzeri giderlerini karşılamasına engel değildir. Kişinin evden uzaklaştırıldığı zaman bu ödemeleri yapmayacağını düşünüyorsanız, hakime bu hususu belirtmekten kaçınmayınız. Hâkim uzaklaştırılan kişinin bu tür yükümlülüklerini<br />
yerine getirmesine karar verebilir.<br />
Mahkeme evden uzaklaştırma tedbirinin yanı sıra, şiddet uygulayan eşin ya da diğer aile bireyinin, size, çocuklarınıza ve diğer aile bireylerine karşı şiddete ve korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmamasını, sizin ve çocuklarınızın eşyalarına zarar vermemesini, kaldığınız eve ya da işyerinize alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanmış olarak gelmemesini veya bu tür maddeleri bu yerlerde kullanmamasını, telefon, mektup vs. iletişim vasıtalarıyla sizi rahatsız etmemesini, varsa silahının elinden alınmasını, bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurmasını sağlayıcı tedbirlere karar verebilir.</p>
<p>Sizin şiddetten korunmanız için mahkeme bu tedbirlerden birinin ya da bir kaçının alınmasına karar verebilir. Mahkeme bu tedbirlerin alınmasına dosya üzerinde yapacağı evrak incelemesi ile karar verir.</p>
<p>ŞİDDET GÖRDÜĞÜNÜZÜ İSPATLAMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ.<br />
Kanundan yararlanabilmek için aynı evde yaşamak şartı yoktur. Kendi isteğiniz ya da mahkeme kararı ile eşinizle ayrı evlerde oturuyorsanız da, eşinizin size şiddet uygulaması durumunda Kanun sizi korumaktadır. Kanunun uygulanması sadece fiziksel şiddete yönelik değildir. Bütün şiddet türlerini kapsamaktadır.</p>
<p>c) Bu Kanunun Korumasından Kimler Yararlanabilir?<br />
Aile içi şiddete maruz kalan eş, çocuk, aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireyleri akrabalar),<br />
Mahkemece ayrılık kararı verilen veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan ya da evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireyleri.<br />
d) Kimler Şikâyet ve İhbar Başvurusunda Bulunabilir?<br />
Şiddete uğrayan aile bireyi, Diğer kişiler (aynı evde oturan kişiler, kardeş, çocuk, akraba<br />
ya da şiddeti gören, duyan, tanık olan komşu, öğretmen, doktor gibi kişiler).</p>
<p>e) Nerelere Başvurulabilir?<br />
Polis Merkezine, Jandarma Karakoluna, Cumhuriyet Savcılığına veya Aile Mahkemesi Hâkimliğine müracaat edebilirsiniz. Eğer bulunduğunuz yerde Aile Mahkemesi yoksa, Sulh Hukuk Mahkemesine başvurabilirsiniz.</p>
<p>f) Başvururken ne kadar masraf ödenir?<br />
4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun kapsamında yapılan işlemler için hiç bir masraf alınmaz.</p>
<p>g) Nafaka ödenir mi?<br />
Nafaka eşinizin gelirinden size ödenmesine hükmedilen mali yardımdır. Eğer eşinizden aldığınız başka bir nafaka yoksa eşinizin evden uzaklaştırıldığı süre boyunca sizin ve çocuklarınızın geçimini sağlamak için nafaka ödemesini isteyebilirsiniz.<br />
Bunun için verdiğiniz dilekçeye geçiminiz için gerekli nafaka tutarını yazıp talepte bulununuz.<br />
Eşinizin gelir durumunu ve nereden maaş aldığını gösteren maaş bordrosu vb. belgeleri veya bilgileri mahkemeye vereceğiniz dilekçeye ekleyiniz.</p>
<p>h) Koruma kararına uyulup uyulmadığı nasıl denetlenir?<br />
Cumhuriyet Savcılığı koruma kararının uygulanmasını kolluk kuvvetleri (polis veya jandarma) aracılığı ile izler. Bunun için polis ya da jandarma; Bulunduğunuz evi haftada bir kez ziyaret eder, Birinci derece yakınlarınız ile iletişim kurar, Komşularınızın bilgisine başvurur, Oturduğunuz yerin muhtarından bilgi alır,Evinizin çevresinde araştırma yapar.<br />
I) Koruma kararına uyulmaması durumunda ne yapılabilir? Sizin veya başka bir kişinin, şiddet uygulayan kişinin tedbir kararına uymadığını polis merkezine, jandarma karakoluna ya da Cumhuriyet Savcılığına bildirmesi durumunda, ya da polisin veya jandarmanın, kontrol işlemleri sonucunda, şiddet uygulayan kişinin, koruma kararına uymadığını tespit etmesi<br />
durumunda, soruşturma yapılarak durum en kısa zamanda Cumhuriyet Savcılığına iletilir.<br />
Cumhuriyet Savcılığı, koruma kararına uymayan eş veya diğer aile bireyleri hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar. Bu durumda şiddet uygulayan kişi üç aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</p>
<p><strong>2) TÜRK CEZA KANUNUNDA AİLE İÇİ ŞİDDET</strong><br />
Kanunlara göre, aile içinde eşinizin ya da birlikte yaşadığınız diğer aile bireylerinin size psikolojik, fiziksel ya da cinsel şiddet uygulaması suçtur. Bu şiddet türlerinden her hangi birine maruz kaldığınızda, hem 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun kapsamında koruma talep edebilirsiniz, hem de Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre şikayetçi olabilir ve bu kişinin cezalandırılmasını isteyebilirsiniz.<br />
Türk Ceza Kanununa Göre;<br />
Kasten veya Tedbirsizlik Nedeniyle Yaralamak<br />
Bir başka kişiye kasıtlı olarak veya tedbirsizlik nedeniyle zarar veren, onun sağlığının bozulmasına neden olan kişi cezalandırılmaktadır. Bu suç aile bireylerine yönelik işlenirse, ceza daha da artırılmaktadır.<br />
Eziyet<br />
Eziyet yapan kişiler ağır biçimde cezalandırılmaktadır. Bu suçlar aile bireylerine karşı işlenirse cezası daha da ağırlaştırılmaktadır.</p>
<p>Çocuk Düşürtmek<br />
Çocuk aldırmak, yasal olarak en geç hamileliğin 10. Haftasında yapılabilir. Hamile kadının izni olmadan çocuğunu düşürten kişi cezalandırılmaktadır. Kadının rızası olsa bile, 10 haftayı geçmiş hamileliklerde kadın ve çocuğun hamileliğin sonlandırılmasını gerektiren bir sağlık<br />
sorunu olmadıkça, hamileliği sonlandırmak suçtur ve cezalandırılmaktadır.<br />
Tecavüz sonunda hamile kalınması halinde, hamilelik 20 haftayı geçtikten sonra çocuğun düşürtülmesi suçtur ve cezalandırılmaktadır.<br />
İzinsiz Kısırlaştırmak<br />
Bir kişiyi, kendisinin izni olmadan kısırlaştıran kişi cezalandırılmaktadır.<br />
Bir Kişiyi Zorla Alıkoymak<br />
Bir kişiyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmeye veya bir yerde kalmaya zorlayan kişi cezalandırılmaktadır.<br />
Çalışma Özgürlüğünü Engellemek<br />
Bir kişinin iş ve çalışma özgürlüğünün zor ya da tehdit yoluyla engellenmesi suçtur ve cezalandırılmaktadır.<br />
Birden Fazla Evlilik<br />
Birden çok kişiyle evlenmek yasaktır ve resmi nikah olmaksızın imam nikahı yaptırılması suçtur. Resmi nikah yaptırmaksızın imam nikahı yaptıranlar ve yapan kişiler cezalandırılmaktadır.<br />
Töre veya Namus Cinayetleri<br />
Töre veya namus cinayeti işleyen kişiye, Türk Ceza Kanununa göre en ağır ceza verilmektedir ve bu suçta ceza indirimi yapılmamaktadır.<br />
Evlilik dışı doğan çocuğun, annesi tarafından namus kurtarma gerekçesiyle öldürülmesi ağır biçimde cezalandırılmaktadır.<br />
Kötü Davranışta Bulunma<br />
Aynı konutta birlikte yaşadığı kişiye kötü davranışta bulunan ve şiddet uygulayan kişi cezalandırılmaktadır.<br />
Destek ve Bakım Yükümlülüğü<br />
Aileye destek ve bakım yükümlülüğünü yerine getirmemek suçtur, bu kişi hakkında dava açılabilir ve kişi cezalandırılır.<br />
Kocanın hamile olan eşini ya da bir erkeğin sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden hamile kalan kadını çaresiz durumda terk etmesi cezalandırılmaktadır.<br />
Hakaret Etmek<br />
Bir kimseye karşı, onun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde davranışta bulunmak veya sövmek cezalandırılmaktadır.<br />
Tehdit Etmek<br />
Bir başkasını, kendisine veya yakınına zarar verileceği, saldırı gerçekleştirileceği şeklinde tehdit etmek suçtur ve cezalandırılmaktadır.<br />
Cinsel Taciz ve Saldırı<br />
Tecavüz gibi cinsel saldırı eylemleri cezalandırılmaktadır.<br />
Tecavüz eylemi sonucunda tecavüze uğrayan kişinin beden ve ruh sağlığı bozulmuş ise cezası daha ağırdır.<br />
Evlilik içinde eşler arasındaki cinsel saldırı eylemi (tecavüz) de suçtur.<br />
Cinsel taciz cezalandırılmaktadır. Bu eylem işyerinde olursa ceza artırılmaktadır.<br />
Çocuklara yönelik cinsel amaçlı saldırılar “cinsel istismar” olarak tanımlanmakta ve ağır biçimde cezalandırılmaktadır.<br />
Eğer cinsel istismarı aile bireylerinden ya da akrabalardan biri yaparsa ceza artırılmakta, istismarı gerçekleştiren kişinin konumuna göre bu kişinin velayet veya vesayet hakkı elinden<br />
alınmaktadır.<br />
Bekaret Kontrolü<br />
Yetkili hakim ya da savcı kararı olmaksızın, kişiyi bekaret kontrolüne götüren ve bu muayeneyi böyle bir karar olmaksızın yapan kişi cezalandırılmaktadır.<br />
Fuhuşa Zorlamak<br />
Bir kişinin ya da çocuğun, fuhuşa teşvik edilmesi ya da zorlanması suç kabul edilmektedir ve cezalandırılmaktadır.<br />
Huzur Bozmak<br />
Sırf bir kimsenin huzurunu bozmak için ısrarla telefon eden ya da gürültü yapan kişi cezalandırılmaktadır.<br />
Konut Dokunulmazlığının İhlali<br />
Bir kimsenin konutuna, o kişinin izni olmadan girmek veya izin alıp girdikten sonra buradan çıkmamak suç kabul edilmektedir ve cezalandırılmaktadır.<br />
Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması<br />
Velayet yetkisi elinden alınmış olan anne veya babanın (ya da bir akrabanın) onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından kaçırması veya alıkoyması suçtur ve cezalandırılmaktadır. Çocuk henüz oniki yaşını bitirmemiş ise, ceza daha da artırılmaktadır.</p>
<p><strong>3) MEDENİ KANUN ve AİLE İÇİ ŞİDDET</strong><br />
Medeni Kanunda, aile içi şiddetin önlenmesi ve mağdurların korunması için düzenlemeler bulunmaktadır.<br />
Aile içi şiddet boşanma nedenidir.<br />
Eşiniz size şiddet uyguluyorsa, hayatınıza kast ediyorsa, kötü davranıyorsa, onurunuzu kırıcı davranışlarda bulunuyorsa boşanma davası açabilirsiniz.<br />
Kimse sizi zorla evlendiremez.<br />
Kanuna göre herkesin evleneceği kişiyi kendisinin seçme hakkı vardır.<br />
Zorla, tehditle ya da hileyle yapılan evliliğin iptali için evliliktarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılabilir.<br />
Ekonomik şiddete izin verilmemektedir.<br />
Eşlerden biri, meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir. Ancak, meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulur.<br />
Aynı evde yaşarken, evin geçimine kazancı ile katkıda bulunmayan eşinizden nafaka isteyebilirsiniz. Aynı evde yaşamak eşinizden nafaka istemeye engel değildir.<br />
Eşiniz evden ayrılmış, evi terk etmiş ve ailenin geçimine katkıda bulunmuyorsa kendiniz ve çocuklarınız için nafaka isteyebilirsiniz.<br />
Eğer eşiniz aile huzurunuzu ciddi biçimde tehlikeye düşürüyorsa, ayrı yaşama hakkına sahipsiniz. Aile mahkemesinden sizin ve çocuklarınızın geçimini sağlamak üzere nafakaya<br />
hükmedilmesini talep edebilirsiniz.<br />
Ailenin ekonomik varlığının korunmasını isteyebilirsiniz.<br />
Bunun için, eşinizin malları üzerindeki harcama, satma vb gibi yetkisinin sınırlandırılmasını isteyebilirsiniz. Hakim bu kararı verdikten sonra, eşiniz kendi üzerine olan malları veya<br />
eşinize ve size ait ortak olan malları sizin izniniz olmadan satamaz. Örneğin, aile konutunun mülkiyeti eşinize ait ise, evinizin sizin rızanız olmadan satışının engellenmesi için Tapu<br />
Dairesinden evinizin tapusuna “aile konutu” şerhi konulmasını isteyebilirsiniz.<br />
Boşanma davasını siz ya da kocanız açmış olsa da, eğer barınacağınız bir yeriniz yoksa, geliriniz yeterli değilse ve çocukların bakım ve korunması söz konusu ise, hakim dava<br />
süresince tedbir nafakası ödenmesine karar verebilir.<br />
Boşanma davasını açıldığında (siz ya da kocanız tarafından),eşinizden maddi ve/veya manevi tazminat isteyebilirsiniz.<br />
Eğer boşanmaya neden olan olaylarda eşiniz kusurlu ise ve sizin haklarınız ihlal edilmiş ise ve bunları şahitlerle veya belgelerle ispat ederseniz manevi tazminat isteyebilirsiniz.<br />
Ayrıca maddi tazminat da talep edebilirsiniz.</p>
<p>Boşanmaya neden olan olaylarda eşiniz daha kusurlu ise, bir işiniz ya da geliriniz yoksa, eşinizden sürekli olmak üzere “nafaka” isteyebilirsiniz. Bu nafakanın ödenmesi bir geliriniz<br />
olana dek ya da siz yeniden evleninceye kadar devam eder. Nafaka almak istediğinizi boşanma davasında mutlaka dile getirin. Bu nafakanın sonraki yıllar için ne kadar olacağının<br />
belirlenmesini de isteyebilirsiniz. Nafaka ve tazminat taleplerinizi ya boşanma davası sırasında dile getirmeniz gerekir, ya da boşanma davası kesinleştikten sonraki bir yıl içerisinde nafaka ve tazminat davası açmanız gerekir.<br />
Boşanma davası sırasında, çocukların velayetinin size verilmesini ve onlar için nafakaya hükmedilmesini talep edebilirsiniz.<br />
<strong><br />
*Bu yayın, T.C.BAŞBAKANLIK Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından, Kadına Yönelik aile içi Şiddetle Mücadele Projesi kapsamında hazırlanmıştır. </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinkilic.av.tr/hukuki-inceleme/aile-ici-siddet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marka Hukuku</title>
		<link>http://www.esinkilic.av.tr/mevzuat/marka-hukuku.html</link>
		<comments>http://www.esinkilic.av.tr/mevzuat/marka-hukuku.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 13:31:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevzuat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinkilic.av.tr/mevzuat/marka-hukuku.html</guid>
		<description><![CDATA[556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname içerisinde Marka; “bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajlarının gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde &#8230; <a href="http://www.esinkilic.av.tr/mevzuat/marka-hukuku.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="byk">5</span>56 sayılı Kanun Hükmünde Kararname içerisinde Marka; “<font style="font-style: italic">bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajlarının gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir.</font>” ifadesiyle tanımlanmıştır.</p>
<p>556 sayılı KHK hükümleri uyarınca tescil edilen marka 10 sene hukuki koruma hakkı kazanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinkilic.av.tr/mevzuat/marka-hukuku.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İskan Ruhsatının Alınmaması-Kiralayanın Sorumluluğu</title>
		<link>http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/iskan-ruhsatinin-alinmamasi-kiralayanin-sorumlulugu.html</link>
		<comments>http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/iskan-ruhsatinin-alinmamasi-kiralayanin-sorumlulugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Oct 2008 18:29:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçtihat]]></category>
		<category><![CDATA[ayıp]]></category>
		<category><![CDATA[iskan ruhsatı]]></category>
		<category><![CDATA[kiralayanın sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[yapı kullanım izin belgesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinkilicerdogan.av.tr/ictihat/iskan-ruhsatinin-alinmamasi-kiralayanin-sorumlulugu.html</guid>
		<description><![CDATA[Kiralanan Yerin Yapı Kullanma İzin Belgesinin Bulunmamasının Sözleşmenin Feshi için Haklı Neden Olması Ve Fakat Davacının Hukuki Ayıbı Bildiği Kabul Edileceğinden, Kira Sözleşmesini Fesihte Haklı Olmadığının Kabul Edilmesinin Gerekmesi Davacı vekili, müvekkilinin iki ayrı sözleşme ile davalıya ait dükkanları kaba inşaat &#8230; <a href="http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/iskan-ruhsatinin-alinmamasi-kiralayanin-sorumlulugu.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 12pt"></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman"><strong><span style="font-size: 12pt"></span></strong></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman"><span>Kiralanan Yerin Yapı Kullanma İzin Belgesinin Bulunmamasının Sözleşmenin Feshi için Haklı Neden Olması Ve Fakat Davacının Hukuki Ayıbı Bildiği Kabul Edileceğinden, Kira Sözleşmesini Fesihte Haklı Olmadığının Kabul Edilmesinin Gerekmesi<strong><span id="more-30"></span></strong></span> </font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Davacı vekili, müvekkilinin iki ayrı sözleşme ile davalıya ait dükkanları kaba inşaat halinde iken kiralayıp işletme amacına uygun olarak tefriş ettiğini, tüm edimleri yerine getirmesine rağmen davalının mecura ait iskan ruhsatını temin edemediği gibi müvekkilinin rızası alınmaksızın ve talepte bulunulmaksızın dava dışı şirketten alınan elektrik malzemesi bedeli ve işçilik bedeline muhatap edildiğini ve müvekkilinin haklı olarak ödeme yapmaması gerekçe gösterilerek elektriğinin kesildiğini, keşide edilen 2 nci ihtarnameye rağmen sözleşmeye aykırılığın giderilmemesi üzerine sözleşmenin müvekkilince feshedildiğini ileri sürerek, 50.000.000.000.-TL manevi tazminat, 21.010 USD sözleşme teminatı, 10.090 USD komisyon ücreti, 14.010 USD götürü kira bedeli, 2.340 USD teknik ve kontrolörlük ücreti, 2.000 USD+27.015.533.286.-TL makine ve ekipman bedeli, 5.035.620.813.-TL yatırım inşaat bedeli ve reklam gideri ile atiye terk edilen 4.815.830.000.-TL yoksun kalınan kârın davalıdan tahsilini istemiştir. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Davalı vekili, sözleşme ve şartname gereğince elektrik branşmanını faaliyete geçirme yükümlülüğünün kiracıya ait olduğunu, iskan ruhsatının olmamasının Karşıyaka ve Çığli Belediyeleri arasında çıkan yetki uyuşmazlığından kaynaklandığını ve müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, bu nedenlerle sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, komisyon bedelinin dava dışı firmaya ödendiğinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, götürü kira bedelinin ise sözleşme tarihi ile iş merkezinin halka açış tarihi arasında bir defaya mahsus yapılan ödeme olması nedeniyle sözleşmenin fesih nedenine bağlı olmaksızın iadesinin mümkün olmadığını, iş merkezi ve müşterilerin güvenliği açısından ödenen teknik hizmet bedelinin sağlanan hizmetlerin karşılığı olması, reklam giderlerinin davacının işletmesi ile ilgili olması nedeniyle de istenemeyeceğini, teminatın iadesine diyecekleri bulunmadığını, makine ve ekipmanın tahliyede kiralayana bırakılmasının sözleşme hükmü olması nedeniyle davacı yanca götürülmesi karşısında bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini savunarak, asıl davanın reddi ile karşı davasında 154.930 USD sözleşmenin 22 nci maddesine aykırı feshi nedeniyle bakiye kira bedeli ve 12 aylık kira bedeli, 20.000 USD makine ve ekipman bedeli, 9.000 USD tahliye sırasında oluşan zarar ile vaktinden önce tahliyeye dayalı ticaret merkezinin canlılığının ve müşteri akışının aksatılmasına dayalı 15.000.000000.-TL tazminatın karşı davalıdan tahsilini istemiştir. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının BK.nun 249 ncu maddesi gereğince iskan ruhsatı alamadığı mecuru ayıpsız olarak kiracıya teslim borcunu yerine getirmediğinden ve fiilen kullanım olanağı sağlamadığında davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, haklı fesih nedeniyle kiracı davacının teminat, komisyon, götürü kira, teknik kontrolörlük, yatırım ve reklam bedelini isteyebileceğini, makine ve ekipman bedeli ile yoksun kalınan kazancın atiye terk edildiği, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, karşı dava açısında da sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması nedeniyle karşı davacının sözleşmenin 22/1 nci maddesine dayanarak talepte bulunamayacağı, ancak tahliye sırasında oluşan zararın istenebileceği gerekçesiyle 47.460 USD.nın 04.03.2001 tarihinden itibaren devlet bankalarının 1 yıllık vadeli döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte, 5.035.620.813.-TL.nın da aynı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Kararı, davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">1- Dosya içindeki bilgi ve belgeleri, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı -karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">2- Davacının kira sözleşmesinin imzalanmasında aracılık eden 3 ncü kişiye yaptığı komisyon ücreti ödemesi davalı yandan istenebilecek bir tazminat kalemi değildir. O halde komisyon ücreti ile ilgili istemin reddi gerekir. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">3- Davacı vekili, mecurun yapı kullanma izin belgesinin alınmadığını ve davalının işyerinin elektriğini kesmesi nedeniyle kira sözleşmesine uygun olarak mecuru kullanma olanağının kalmadığını ileri sürerek sözleşmenin haklı bu nedenlerle feshedildiğini iddia etmiştir. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Mahkemece kiralanan yerin yapı kullanma izin belgesinin bulunmamasının sözleşmenin feshi için haklı neden olduğu kabul edilmiş ise de; kira sözleşmesinin imzalandığı ve kiralananın davacıya teslim edildiği tarihlerde iş merkezinin inşaat halinde olduğu, anılan evrelerde binanın yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığının kiracı tarafından bilindiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Kiralananın bu hali ile çalışma izni alınamayacağını bilen davacının, mecuru teslim aldığı tarihte bu hukuki ayıbı bildiği ve kira sözleşmesini fesihte haklı olmadığının kabulü gerekir. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Ancak, kiralayan da kira sözleşmesinin 4 ncü maddesi ile kiralananın içinde bulunduğu iş merkezinin 2000 yılının üçüncü üç aylık dönemi olarak taahhüt etmiş olmasına karşın yapı kullanma iznini bu süreye kadar alamamış olmasından dolayı kusurludur. O halde tarafların olayda birlikte kusurlu oldukları gözetilerek tazminat talepleri buna göre değerlendirilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">4- Davacı, işyerinin elektriğinin kesilmesinin de sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu ve bu durumun dahi haklı fesih nedeni olduğunu ileri sürmüş olmasına rağmen mahkeme karar gerekçesinde bu iddiayı değerlendirmemiştir. O halde bu açıdan da eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">5- Kabul şekli bakımından ise; davacı ek davasında dövize dayalı alacak kalemleri için 03.03.2001 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş olmasına rağmen, ek davanın 18.12.2001 tarihli oturumunda ilk dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuştur. Oysa mahkemece HUMK.nun 74 ncü maddesine aykırı olarak ilk dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faize hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir. <o:p></o:p></font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-autospace: ideograph-numeric; punctuation-wrap: hanging" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span style="font-size: 12pt">Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4 ve 5 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın mümeyyiz davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Y.11.HD. 04/206 E., 04/11532 K., 25.11.04</span></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/iskan-ruhsatinin-alinmamasi-kiralayanin-sorumlulugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Resmi Nikah Kıyılmadan Sürdürülen Evliliğin Sona Ermesi Halinde Manevi Tazminat Talep Edilemeyeceği</title>
		<link>http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/resmi-nikah-kiyilmadan-surdurulen-evliligin-sona-ermesi-halinde-manevi-tazminat-talep-edilemeyecegi.html</link>
		<comments>http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/resmi-nikah-kiyilmadan-surdurulen-evliligin-sona-ermesi-halinde-manevi-tazminat-talep-edilemeyecegi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2008 11:35:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçtihat]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[manevi tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[resmi nikah]]></category>
		<category><![CDATA[ziynet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinkilicerdogan.av.tr/ictihat/resmi-nikah-kiyilmadan-surdurulen-evliligin-sona-ermesi-halinde-manevi-tazminat-talep-edilemeyecegi.html</guid>
		<description><![CDATA[Davacı, resmi nikah kıymadan davalı ile bir yıl süreyle evlilik yaşadığını ve evliliklerinin bozulmasına davalının neden olduğunu, düğünde takılan ziynet eşyalarının davalıda kaldığını belirterek, ziynet eşyalarının iadesini ve manevi tazminat istemiştir. Davalı, davacının akrabası olduğunu, evlendikten sonra resmi nikah yapmak &#8230; <a href="http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/resmi-nikah-kiyilmadan-surdurulen-evliligin-sona-ermesi-halinde-manevi-tazminat-talep-edilemeyecegi.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Davacı, resmi nikah kıymadan davalı ile bir yıl süreyle evlilik yaşadığını ve evliliklerinin bozulmasına davalının neden olduğunu, düğünde takılan ziynet eşyalarının davalıda kaldığını belirterek, ziynet eşyalarının iadesini ve manevi tazminat istemiştir. <span id="more-28"></span></p>
<p>Davalı, davacının akrabası olduğunu, evlendikten sonra resmi nikah yapmak için Adana&#8217;da çalışmalar başlattığını, davacıdan kaynaklanan nedenle resmi nikahın kıyılamadığını, psikolojik rahatsızlığı nedeniyle hastanede yattığı sırada davacıyı kardeşinin babasının evine götürdüğü, ziynet eşyalarının davacıda kaldığını, davacı ile resmi nikah yapmadıkları için manevi tazminatla sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</p>
<p>Mahkemece, davacının bir süre davalı ile evli kaldığını, davacının yaşadığı sosyal çevre gözetildiğinde dul bir insanın yeniden evlenmesinin güç olduğu gerekçesiyle manevi tazminat ve ziynet eşyaları yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.</p>
<p>Davaya konu olan olayda davacı, ziynet eşyalarının nikahsız kocası davalıda kaldığını ileri sürmüş, adı geçen ise bu eşyaları davacının müşterek evi terk ederken yanında götürdüğünü savunmuştur. Hayat deneyimlerine göre olağan olan, bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olmasıdır. Diğer taraftan, bunlar rahatlıkla götürülebilen çeşitlerdendir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının onları yanında götürmesi tabiidir. O halde, kadının evi terk ederken ziynet eşyasının zorla elinden alındığı veya götürmesine engel olunduğu kanıtlanmadıkça, kadın tarafından götürüldüğünün kabulü gerekir.</p>
<p>Davacı, dava dilekçesinde, davaya konu ziynet eşyasının götürülmesine engel olunduğunu veya zorla elinden alındığını iddia etmemiştir. Bu yolda bir ispat da yoktur. Hal böyle olunca, o eşyanın evde kaldığını düşünmek mantığa aykırı düşeceğinden, ziynet niteliğinde olan eşya hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü doğru değildir. Ayrıca davacı, davalı ile nikahsız evlendiğinde reşit olup, resmi nikah yapılmamış olması davacının kendi kusurunu oluşturur. O nedenle, manevi tazminat koşulları da oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın tümden reddi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.</p>
<p><strong>SONUÇ : </strong>Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 20.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.  Y.4.HD. 08/2288 E., 08/3812 K., 20.03.08</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinkilic.av.tr/ictihat/resmi-nikah-kiyilmadan-surdurulen-evliligin-sona-ermesi-halinde-manevi-tazminat-talep-edilemeyecegi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

